NİYAZİ GENÇ / İĞNE İLE KUYU KAZIYORUZ !

NİYAZİ GENÇ / İĞNE İLE KUYU KAZIYORUZ !

‘Bütün sorunların temelinde ekonomik sebepler yatar.’
(Kynes)

Benim kuşağım ilkokuldan sonra eczaneye çırak girip eczacı ablası/abisi yanında çalışan ve yetişen bir kuşaktı. ( Eczane birazda eğitim ortamıydı) Bu arada eczanedeki diğer kalfalar baş kalfa vb. unutmayalım.
Çırak için Akademik eğitim almış eczacı büyük saygıdeğer, örnek insandı. Can kulağıyla her sözü dinlenir ki ondan birşey öğrenebilelim.

Tabii o çorak ortamda eczacının yanına gelen arkadaşları onun düzeyinde bizde hayranlık uyandırırdı.

Bizim kuşak ve bizden önceki kuşaklar genelde köyden gelen halk çocuklarıydı ve bu iklimde yetiştiği için çoğunlukla çalışanlar sömürülse de eczacıya duyulan saygıdan dolayı bu dile getirilemezdi.

Birçok eczacıda çalışanı mağdur etmezdi, en azından gönlünü alırdı ilişkilerde bu şekilde yürürdü.

Eczacı Kalfası bilmezdi ki ülkenin üretim/emek gücünün küçükte olsa bir parçasıdır. Yaptığı işin toplumda çok önemli bir eksikliği tamamladığının bilincine varması bu alandaki tahsil durumunun yukarıya doğru yaptığı tırmanışla başlar.

Bu konuda bilinçlenme ve iktisadi meselenin çalışanın sorunlarına başka bir açıdan bakmaya zorlaması mesleğimize dahil olan kadınların sayısal olarak neredeyse erkekleri geçmesine bağlı olduğunu düşünüyorum.

Mesleki haklarımız konusunda İstanbul Eczane Teknisyenleri derneğinin başlattığı çalışmalar daha sonraları Anadolu’da ki meslektaşlarımızın katılmasıyla belirli bir mesafe aldığı görülmektedir.

Hukuki durum( statü sorunu) çözüldü ve bazı adımlar atıldı ama devasa sorunlar var çözüm bekliyor.

Maddi hayatın üretim biçimi genelde toplumsal, siyasal ve kültürel iklimi oluşturur. Mesleğimiz bu süreci yaşıyor.

15/16 Haziran işçi hareketinin yıldönümünde bunları düşünürken eczane teknisyeni bu gayya kuyusundan nasıl çıkacak diye kafa yormak ben gibi emeklilerin ve her meslektaşımın işi olmalı.

Dinci elbisesi giyinmiş sağdan ve soldan devşirme liberalizm ülkenin dümenindedir. Bu politikalar / saldırılar tüm çalışanları ve eczane teknisyenlerini dermansız hale getirdi. Bu felsefedeki yönetimlerin hiçbir ülkede işçiler/çalışarak hayatını kazananlar için en ufak bir iyiye gidiş yaşanmadığı ortadadır, aksine işçi ücretlerinde büyük erime görülmektedir.


Tabi ki bu durum eczane teknisyenleri içinde geçerlidir.

Emek sermaye çelişkisi

Meslektaşlarımızın İstanbul’da sanırım çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Bu da çalışanların evine, ailesine hiç vakit ayıramamaları demektir. Geleneksel yaşam tarzımızda gündüz çalışan kadın akşam eve gidince birde ev işlerini yapıyor+ çocuklarına bakıyor. Olaya buradan bakarsak on bir saat çalışmak megakentte ulaşımda geçen zaman çok yorucu ve yıpratıcı, üstelik günlük yasal çalışma sekiz saat birde fazla mesai yapıp karşılığını alamamak. Birde Cumartesi ve nöbet var ki üstüne tüy diker.

Eczane Teknisyeni emeğinin karşılığı olan onurlu bir yaşamı hak edecek koşulları yaratmalıdır. Çağdaş dünyadaki örnekler dikkate alınmalıdır.

Meslektaşlarımız kanuni haklarını ( iş kanunundan kaynaklı ) bilmiyor, bu olay diğer alandaki işçiler içinde geçerlidir.
Derneğimiz bir sendikayla ortak çalışma başlattı ( sosyal-iş) meslektaşlarımıza bu alanda brifingler verecektir. Meslektaşlarımız bize dayatılan koşulların içine hapsolmayı reddetmelidir. Sınıf bilinciyle hareket etmeli ve yasal haklarına sahip çıkmalıdır. Bu konuda size yardımcı olacak bir derneğimiz var, hukukçumuz var.

Bu işin tabanında üreten biziz haklarımızı almanın tek yolu örgütlü olmaktır başka yol yok.

Tüm eczane teknisyenlerini derneğe üye olmaya ve çalışmalarına destek olmaya çağırıyorum.

Niyazi Genç
İstanbul Eczane Teknisyenleri Derneği
Onursal Başkanı

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

WhatsApp chat